İçerik
Hukukta karine, somut bir delil olmaksızın, mevcut olgular veya durumlar arasındaki mantıksal ilişkiden hareketle hukuki bir sonuca ulaşma yöntemidir. Arapça kökenli bir kelime olan “karine”, “işaret” veya “belirti” anlamına gelir. Hukuki bağlamda ise, ispat yükünü hafifletmek veya delil eksikliğini telafi etmek amacıyla kullanılan bir araçtır.
Karine, hukuk sistemlerinde özellikle medeni hukuk, ceza hukuku ve borçlar hukuku alanlarında sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Örneğin, bir kişinin belirli bir anda evinde olduğunun varsayılması veya ticari ilişkilerde dürüstlük kuralının geçerli sayılması, karine dayalı hükümlerdir.
Hukukta Karine Türleri Nedir?
Karineler, niteliklerine ve kaynaklarına göre iki temel gruba ayrılır:
Kanuni Karine (Yasal Karine)
Doğrudan kanun metinlerinde düzenlenen ve ispatı mümkün olmayan durumlarda başvurulan karinedir. Örneğin:
- Suçsuzluk Karinesi (CMK m. 14): Sanığın, kesin hükme kadar suçsuz sayılması.
- Evlilik Birliği Karinesi (TMK m. 185): Evlilik süresince doğan çocuğun babası olarak kocanın kabul edilmesi.
Fiili Karine (Gerçek Karine)
Hakimin somut olayın koşullarına göre mantıksal çıkarımla oluşturduğu karinedir. Örneğin:
- Bir kişinin, kaybolan eşyasını son gören kişinin sorumlu tutulması.
- Trafik kazasında kırmızı ışıkta geçen sürücünün kusurlu sayılması.

Karinelerin Hukuki Süreçteki Rolü ve Önemi
- İspat Yükünü Dengeleme: Davalı veya davacı, karmaşık delil süreçlerinde karine ile savını destekleyebilir.
- Adalete Erişimi Hızlandırma: Delil toplama zorluğu olan durumlarda süreci hızlandırır.
- Hukuki Güvenlik Sağlama: Yasal karineler, öngörülebilirliği artırarak hukuk sisteminin istikrarını korur.
Karine ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Soru: Karine ile ispat arasındaki fark nedir?
- Cevap: İspat, kesin delillerle bir olguyu kanıtlarken; karine, dolaylı çıkarımla sonuca ulaşır.
Soru: Karineye itiraz edilebilir mi?
- Cevap: Evet. Fiili karineler, aksi ispatlanarak çürütülebilir. Kanuni karinelerde ise bu durum sınırlıdır.
Hukukta karine, modern hukuk sistemlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Hem yargılamayı pratik hale getirir hem de adaletin eksiksiz işlemesine katkı sağlar. Karinelerin doğru anlaşılması, hukuki uyuşmazlıklarda stratejik avantaj elde etmek için kritik öneme sahiptir.